Arkeolog, Sanat Tarihçi ve Restoratörlerin diplomalarını kiraya vermesi!

Arkeolog, Sanat Tarihçi ve Restoratörlerin diplomalarını kiraya vermesi haberlerinin basında yer alması üzerine Derneğimiz İstanbul Şubesi tarafından yapılan açıklama:

1525213_237722996402737_513305108_n

Sayın meslektaşımız,

Arkeoloji Alanında “Diploma Kiralama” üzerine Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi olarak yaptığımız açıklamayı dikkatinize sunarız;

Arkeolog, Sanat Tarihçi ve Restoratörlerin diplomalarını kiraya vermesi haberlerinin basında yer alması üzerine Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi açıklamasıdır.

21.01.2015 tarihinde Ömer Erbil imzalı “Restorasyon Skandalı: Kiralık Diploma” başlıklı haberde dile getirilen konu mesleki liyakat kadar etik sorumlulukları da hiçe sayan ve sadece söz konusu alanlarda değil diğer bir çok meslek için de geçerli bir durumdur. Söz konusu haberde bu sorunun açığa çıkması ve kamuoyuyla paylaşılması son derece önemli ve olumludur.

Bugünün Türkiye’sinde diploma kiralama sorunu ne yazık ki arkeoloji gibi sadece kişileri değil toplumun tümünü, geçmişini ve gelecek için korunması gereken değerlerini de ilgilendiren bir alanı da kapsamıştır. Kuşkusuz bu sorun bir yeterlilik belgesinin kiralanmasından çok daha karmaşık ve büyüktür. Bu konuda bireylerin ahlakını ve vicdanını sorgularken, kültür mirasının korunmasının ticari anlayıştan, kar amacı güden şirketlerden beklenmesi gibi, mevcut yasalara rağmen, giderek yaygınlaşan uygulamaları görmezden gelmek, sorunu eksik teşhis etmek anlamına gelecektir.

Arkeoloji ve Taşeronlaşma” başlığıyla 30 Mayıs 2014 tarihinde kamuoyuyla paylaştığımız görüşlerimizi (http://bit.ly/15KkmF7) burada tekrar etmenin yerinde olacağı düşüncesi ile;

“ … Burada öne çıkarılan yasa maddelerinden de anlaşılacağı gibi arkeolojik yüzey araştırması, kazı vb. çalışmalar 2863′ nolu yasaya göre Kültür Bakanlığı’nın asli işidir. Bu tanım gereği, Anayasa ve İş Kanunu asli işin kurum dışında bir kurumun, şahsın, oluşumun yürütmesini mümkün değildir. Aksi uygulamalar söz konusu alanların kamu yararı gözetmeksizin kar amacıyla kurulan şirketlere havale edilmesi riskini ortaya çıkaracaktır. 
       Bu, aynı zamanda kurumsallaşmış, dünya arkeolojisinde yer edinmiş ve yeterli tecrübeye sahip üniversite ve bakanlığa bağlı kurumların yok sayılması anlamına gelmektedir. Halen ülkemizde yürütülmekte olan otoyol, boru hattı gibi kapsamlı projelerde arkeolojik yüzey araştırma ve kazı çalışmalarının ne yazık ki özel şirketler tarafından yürütüldüğü örnekler bulunmaktadır. Söz konusu çalışmaların üniversite ve müze çalışmalarından beklenen denetimden uzak oldukları, raporların ilgili kurum ve kamuoyu ile yeterince ve doğru zamanda paylaşılmadıkları anlaşılmaktadır. Sağlıklı bir çalışma yürütüleceği varsayılsa bile, kamu kurumlarının etkisizleştirilerek, müzelerin asli işinin yetkisiz ve hesap sorulabilir olmaktan uzak, ticari amaçla kurulmuş özel bir şirkete devredilmesi, kültürel mirasın korunmasında önüne geçilemez bir tahribata neden olacağı açıktır.
       Bu durum, başta Kültür Bakanlığı olmak üzere, kamu kurumlarında yeterince arkeolog, sanat tarihi vb. uzmanları istihdam etmek yerine arkeolojik miras ile ilgili tasarrufun özel sektöre terk edilme niyetini ortaya koymakta, diğer taraftan istihdam sorununun çözümü olarak da taşeronlaşma dayatılmaktadır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi
26 Ocak 2015

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir